Ofix.com'da çalışmak

Ofix.com’da çalışmak

Merhabalar, bu yazımda tamamen iç dökümlük, yüz görümlük, tadında bırakılımlık bir takım anılarımdan kişilerden bahsedeceğim.  Efenim bundan tam 2017 ekim ayının ta en başında Beylikdüzü’ndeki işimden istifa etmiş; 17 Ekim’de Ofix.com’a girmiştim. Aradan baya zaman geçmiş vay be. Neler yaşamışımdırım kim bilir diye soracakken; aklıma yaptığım her bir şeyi almanak şeklinde sıralamak geldi. Bunların da en başında istifam geliyor.

Emekten İstifa-de Etmek

Brunsia - İstifa Dilekçesi

Hayatımda ilk kez bir kurumdan istifa ettim. Ayıp ettiler; çok ayıp ettiler… Çalıştığım yerin boyasını badanasını dahi kendi ellerimizle yapmıştık halbuki. Bir sabah biz seninle daha fazla çalışmak istemiyoruz diye telefon alınca; iş yerine doğru giderek istifa dilekçemi vereyim dedim. Malum ergenler gibi iş yerinden ayrılmak olmaz telefonda; yüz yüze görüşmek icab eder. İş yerine gittim… Bilgisayarımdaki tüm şifreler değiştirilmiş… Hiç bir dosyayı açamıyorum. Lan sanki çalacağım bir şeyleri gibi muameleler. Hiç bir şey söylememeler… Korkmayın; sizin için sabahlayan, iş yetişsin diye kendinden ödün veren, sağlığını kaybeden ben, size böyle bir şey yapmam bunu anlamanız gerekirdi; ama siz yapmışsınız. Sonrasında verdim dilekçemi ve iş yerinden çıkarken metrobüse kadar yürüdüğüm o 7 dakika süren yoldaki kadar hayatımda başka hiç bir yerde huzurlu olmadım. Zira düşünecek bir şeyim yoktu. Aldığım maaş zaten gülünecek derecede. Onu da zorla yaptırmıştım. Kendi baban bile olsa ; kendi işin olmadığı sürece hiç kimseye güvenmeyeceksin felsefesi orada bende oluştu. O 7 dakikalık yürüyüş benim için alınan kararların arasındaki “loading” ekranıydı.

Sonrasında kolları sıvayıp; geleceği tekrar şekillendirme planları yapmaya başladım. Uzuuun bir yol vardı önümde ve bu yol o kadar karışıktı ki. Ne yapacağımı bilemiyordum. Her bir hamlem stratejik önem arz ediyordu. Her bir adımım başka bir sonucu doğuruyor, beni zorlayan bir takım seçenekler ortaya çıkıyordu. İşte bu evreye Hayatta Tadilat’lar Dileriz evresi diyorum. Her şey tadilattaydı hayatımdaki. Evim, işim, yaşantım, standartlarım, sorgularım, bildiklerim, sevdiklerim… Ve iş başvurularına başlamıştım tadi-latte tadında.

 

Başvuruya gittiğimde şöyle bir şey fark ettim; içeriye girdiğimde şunu fark ettim; tüm insanların gülümsediği hafif tatlı bir telaş içerisinde olduğu büyük bir yerdi Ofix. 200 küsür çalışanı ile marjinal reklamları ile gayet akılda kalıcı bir şekilde yer edinmişti. Başvuruda beni Alper Tunç mülakata aldı yazılım müdürü olarak. Sunumumu gerçekleştirdim el sıkışıldı ve 17 Ekim’de Gürkan Uğraş (genel müdürümüz) ile ikinci mülakata çağırıldım. Bakın bir çok yere iş başvurusuna gittim bunca sene ama böyle bir samimiyet başka bir yerde görmedim. Ertesi gün başladım işe.

İçimde tatlı bir heyecan, güzel bir heves. Parmakları çıtlatıp bir framework geliştirmek için işe koyuldum. Değişik bir mizahı vardı Ofix’in. Herkes ne yapması gerektiğini biliyor; her şey önceden planlanıyor, plana göre işlemler gerçekleştiriliyor ve kimse kimseye soru sorma gereği duymuyor. çünkü herkes onu yapması gerektiğini biliyor. Öğle aralarında, partilerde, etkinliklerde eğlenebildiği kadar eğleniyor, deşarj olup tüm morali depolayıp; tekrar masalarına oturduklarında; gülümseyerek çalışıyorlardı.

Ofix - İş Yine Bana Kitlendi Bardağı

sabah 8:30 akşam 17:30 arası pammıh gibi bir huzurla çalışmaya başlamıştım ve kendime zaman ayırmaya zamanım oluyordu artık.. Yıllardır ertelediğim “spor” fikrini hayata geçireyim dedim Mac Fit’e girdim aralıksız gidiyordum resmen huzurluydum. Eve güneş batmadan önce; tam o bulutların turunculuğunda geliyordum. Resmen gözlerimin içerisindeki ışık o güneş ışığı ile eşdeğerdi. Daha fazla zaman ayırmak kendine… Aradığım meğer buymuş. Daha doğrusu bir kere geldiğimiz şu dünyaya tamamen çalışmak için değil; tamamen kendiniz için geldiğinizi bilmelisiniz. Ben bunun farkına insana verilen değerin had safhada olduğu Ofix.com’da yaşadım diyebilirim. Peki iyi de ben neler yaşadım Ofix.com’da? Ofix.com’u ilginç kılan şey gerçekten ne? Burada neden çalıştığım her gün için arkadaşlarımdan “allah belanı versin kardeşim nasıl bir yer orası bizi de al yanına” şeklinde “iltifatlar” alıyorum.

1- Ofix.com’da insana değer veriliyor

200’den fazla kişinin bulunduğu bir şirket düşünün. yöneticilerin her bir çalışanın dertlerinden sevinçlerinden haberdar olması pek mümkün görünmese de burada mümkün diyebilirim. En küçük bir durumda; sana insan olduğun hatırlatılıyor. Diğer şirketlerdeki gibi “izin alabilir miyim hastayım” şeklinde düşünmekten ziyade; “hastasın niye geliyorsun” deniliyor. Hani çok fazla detaya girmeye gerek yok. Ama insana değer veriliyor. Özellikle yöneticilerin sizlere yaklaşımından bunu anlayabiliyorsunuz. He bunu suistimal eden yok mudur? Vardır illa ki ama burada olacağını sanmıyorum diyebilirim.

2- Eğlenmeyi ihmal etmeyin deniliyor

Hani ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmez ancak; burada eğlenmeden çalışmak pek mümkün durmuyor. Eğlenmeniz için ellerinden geleni yapmış yöneticiler sağolsunlar. Sosyal aktivitelerden tutun da partilere yemeklere kadar bir çok konuda gönlünüz hoş oluyor. Daha sıkı sarılıyorsunuz işinize bunlar biriktikçe de. Düzenli olarak Fifa, Tavla, Dart, Masatenisi gibi turnuvaların yanında ek olarak rafting paintball gibi bir çok etkinlik yapılıyor. Tüm etkinlikler ödüllü oluyor.

3- Çalışma Hakkında Kısa Bilgi

Her insan çalıştığı firmayı benimseyerek özveride bulunmak ister; Ofix.com’da eslek açısından bir çok terim, uygulama öğrendim. Ve öğrendiklerimin hepsi aslında bir “ekip fikri”ydi. Ekipçe öğreniyor uyguluyor ve de dönüt alabiliyorduk. En küçük bir sorunda birbirimize sorun nedir nasıl çözebiliriz farklı bir bakış açısı nasıl yaratabiliriz gibi destek oluyoruz. Bu bir çok kurumda olmayan bir şey diyebilirim. Kimse size bir iş neden bitmedi demiyor; bir iş bitmediyse nasıl bitirebiliriz deniliyor. Bu da çalışma şevkinizi arttırıyor.

4- Motorsiklet

Bu iş yerinde patronların hepsinde motorsiklet sevdası var illa bana da aldırtacaklar çok özendiriyorlar. Gözlerimin feri kayıyor gezdikleri manzaraları gördükçe.

Çok fazla detaya girmeyeceğim ama hayatımın dönüm noktası olan Ofix.com ailesi her daim benim için paha biçilemez olacaktır. Bu şirket içerisindeki her bir çalışana her bir emek verene ayrı ayrı şükranlarımı her daim sunuyorum.

Erel Çolak

Front-End Developer olarak kendimi geliştiriyorum, HTML5, CSS3, JQuery, Bootstrap Gibi bir çok dille ilgilenmekteyim. WordPress, vBulletin, OpenCart, Moodle ve diğer CMS' ler konusunda aşırı bilgi sahibiyim ve de bu bilgileri elimden geldiğince paylaşıyorum. Trakya Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği Bölümünü okudum. Şimdilerde özel bir şirkette UI/UX Designer & Front-end developer olarak çalışmaktayım.

You may also like...

Bir cevap yazın